|
Uzun süredir Giresun’dan ve Giresun Cumartesi Doğacıları’ndan
ayrıyım. Ama aklım hep onlarda… Giresun ve yaylalarımız
gözümde tütüyor. Mustafa Kaplan’la sık sık haberleşiyorum.
Dikmen Tepesi, Çaldağ ve Eğribel yürüyüşlerini gerçekleştirmişler.
Çok güzel anlar yaşamışlar. Ben de onlarla birlikte olup,
bu sütunlarda gezi dakikalarını sizlere aktarmayı ne kadar
isterdim. Bana anlattıklarına göre doğa yürüyüşlerine artık
erkekler kadar bayanlar da büyük ilgi gösteriyorlarmış.
Çok güzel bir gelişme… İnsanın doğadan daha sadık dostu
ne olabilir ki? Bu arada benden gezi programı isteyen İzmir
Giresunlular Derneği Başkanı Avukat Yücel Argun’un, İzmir’den
gelen bir grup doğa dostu arkadaşı ile 19-20-21 Mayıs tarihlerinde
planladığı Eğribel-Uzundere-Kümbet-Göktepe-Yüce Köy yürüyüşü
acaba nasıl geçti? Yaylalarımız için asıl önemli olan Giresun
dışından gelen doğacıların katılımıyla gerçekleştirilecek
planlı turlardır. Bu tür turlar yaylalarımızın daha fazla
tanıtılmasına olanak sağlayacak, böylece Cumartesi Doğacıları
ile birlikte yıllardır sürdürdüğümüz gayretlerimiz de boşa
gitmemiş olacaktır.
Hep yazıyorum ve iddia ediyorum. Giresun’un turizmdeki
çıkış yolu ne deniz, ne de tarihtir. Tek yol yaylalardır.
Doğu Karadeniz’de bu alanda parsayı Kaçkarlar’ı bünyesinde
barındıran Bize toplamaktadır. Ancak Rize’deki 3900’lük
Kaçkarlar’ın bölgedeki en büyük alternatifi Giresun’daki
3100’lük Karagöller’dir. Bunu çok iyi fark etmeli ve değerlendirmeliyiz.
Karagöl Dağları her yaştan, özellikle orta yaşın üzerindeki
doğaseverler için ideal parkurlara sahip bir alandır. Ulaşım
imkânı çok kolay ve çok rahat olan bu alanda üç bin metrenin
üzerinde dört tepe (Kırklar, Kara, Karagöl, Kılıç Dağı)
ve bu tepelerin yamaçlarını süsleyen dört göl (Sağrak, Çamlı,
Kara ve Aygır) yer almaktadır. Karagöl dağ silsilesini misafirperver
insanların yaşadığı çok sayıda oba çevirmiştir. Karagöl
dağları alıcısını değil, satıcısını bekleyen, farkında olmadığımız
bir hazinemizdir. Çok üzücüdür ki bu hazine yer yer çok
hoyratça kullanılmaktadır. Hiç gereği yokken Sağrak Gölü
kenarına kadar araba yolu açılmıştır. Aygır Gölü kenarına
yol açılması için hazırlık yapılmaktadır. (Bu yazı yayınlandığında
belki de açılmıştır.) Hatta diğer iki gölün kenarına da
yol götürülmesi için eski valilerimizden birinin teklifi
ile hazırlanan kötü proje Köy Hizmetleri yetkililerimizin
masasından henüz kalkmamıştır. Karagöller’in çevresini süsleyen
obalar arasında gerekli olmayan bir sürü yol açılmış ve
güzelim yemyeşil çayırlar delik deşik edilmiştir. Hatta
3040 metre yükseklikteki Kırklar Tepesi’ne yol vurulmaya
başlanmış her kim engelledi ise sağ olsun bir kilometre
sonra durdurulmuştur.
Bunları şunun için yazıyorum. Elimizde bir hazine var
ama hazine her dakika tehdit altında. Her gün tamiri mümkün
olmayan yaralar almaya devam ediyor. Karagöller’deki bu
bilinçsiz tahribatın acısını yıllar sonra çocuklarımız çekecektir
göreceksiniz. Ve zaman bizim ne kadar haklı olduğumuzu gösterecektir.
Karagöllerimizin tanıtımı amacıyla geçen yıl 4-5 Eylül
tarihlerinde 1. Trans Karagöl’ ü gerçekleştirip, Karagöl
Dağları’nı doğudan batıya geçmiştik. Katılım yüksek, ancak
katılımcıların hemen hemen hepsi Giresun’dan olunca amacımıza
tam ulaşamamıştık.
Karagöller’in tanıtımı açısından son yıllarda yepyeni
bir fırsat daha doğmaya başladı. Artık uluslararası medyatik
bir boyut kazanmaya başlayan Ordu-Giresun Vosvos Şenliği
geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Karagöl yaylalarını içine
alacaktır. 1995’de başlayan ve sadece Ordu yaylalarını dolaşan
Vosvos Şenliği’nin çeşitli bölümlerine son 3 yıldır katılmaya
çalışıyorum. Dostluk, kardeşlik, müzik, eğlence ve doğa
ile dolu mükemmel bir organizasyon. Ordu’da başlayıp, Ordu’da
biten bu organizasyonun Ordu’da başlayıp Giresun’da bitmesi
şeklindeki ısrarlı teklifimizi son iki yıldır dikkate alan
organizatör Vosvoskolik Enis Ayar dostuma bu vesile ile
teşekkür ediyorum. Enis’e teşekkür etmek değil, yardım etmek
gerekir
Geçen yıl güvenlik garantisi verilemediği için Karagöller’i
biraz “es” geçmek zorunda kalan şenlik, bu sene 8-9-10-11-12
Temmuz tarihlerinde Ordu ve yaylalarında geçecektir. Grup
13-14 Temmuz günlerini 3107’lik Karagöl Tepesi’nin dibinde,
Aygır Gölü’nün eteğindeki Elmalı Yaylası’nda geçirecektir.
Yaylada çadır kampı kurulacak, konserler verilecek, Aygır
Gölü’ne ve zirveye çıkılacaktır. Kekik kokuları arasında
horon tepilecek, sirtaki oynanacaktır.
Bu seneki şenliğin en önemli yanı ana temasının Türk-Yunan
dostluğu olması ve Yunan vosvosçularının da şenliğe katılacaklarını
bildirmesidir. Ayrıca Türk ve Yunan Dışişleri, Kültür ve
Turizm Bakanları da şenliğe davet edilmiştir.
Bu seneki Vosvos Şenliği, büyük bir doğa turizmi geleceği
vaat eden Karagöl Dağları’nın tanıtımı için önemli bir fırsattır.
Gelin, bu fırsatı çok iyi değerlendirelim. Resmi ve özel
tüm kuruluşlar organizasyona yardımcı olmaya çalışalım.
Ben iki elim kanda da olsa; 13 Temmuz Perşembe günü Karagöl
dağlarından topladığım bir buket kır çiçeğini Türk ve Yunan
Vosvosçulara hediye edip, onlara “Yeşil Giresun’a hoş geldiniz”
demek üzere Elmalı Obası’nda olacağım.
Sizleri de aramızda görmek istiyoruz.
Şimdilik kalın sağlıcakla…
-------------------------------------------
Haziran-2000
|