|
25 Temmuz 2001 tarihinde Giresun’un en doğudaki ilçesi
Eynesil’de çok anlamlı bir miting düzenlendi.
Eynesilliler 1960’ların katliamından geriye kalmış bir
avuç sahillerinin, denize girebilecekleri son kıyılarının
ellerinden alınmaması için demokratik tepki haklarını kullandılar.
Seslerini yükselttiler.
Eynesilliler; okumuşuyla cahiliyle, genciyle, ihtiyarıyla,
bürokratıyla, tüccarıyla ilçelerinin haritasını değiştirecek
bu tarihi doğa katliamına karşı çıktılar.
Yapılan eylem Doğu Karadeniz’deki çok az sayıdaki, Giresun’daki
ilk bölgesel çevre mitingiydi.
Elbette biz de oradaydık.
Sadece bizler değil, İstanbul’dan Doğa Savaşçıları, TEMA
Gönüllüleri, Rize, Trabzon, Giresun, Ordu, Samsun çevrecileri,
doğayı seven ve bu konuya duyarlı olan herkes oradaydı.
Yerel ve ulusal basının tüm temsilcileri oradaydı.
Ancak bu sesi Ankara’ya taşımakla görevli siyasilerimiz
Eynesil’de yoktu.
Öncelikle, İstanbul’da yaşamasına rağmen böylesine duyarlı
bir konudaki eyleme önderlik eden başta Av. H. İbrahim Türkyılmaz’ı
ve onunla birlikte hareket eden Ali Şükrü Kara, Levent Görnaz,
Mehmet Çimen, Turan Mucuk ve Metin Cebeci’yi defalarca kutluyorum.
Böyle bir eyleme kucak açan ve Eynesil’de seferberlik
ilan eden Belediye Başkanı Halil Görnaz’ı da ayrıca tebrik
ediyorum.
Doğayı ve memleketini sevmek budur işte!
Bir dünya mirası olan doğayı sevmek ve korumak, gelecek
nesillere bozulmadan bırakmak bir insanlık görevidir ve
bu görev her türlü siyasetin üzerindedir.
Yoksa merkez belediye başkanının 1994’te yaptırdığı gibi
3-5 oy hesabı uğruna bir şehrin geleceğini ipotek altına
alacak temelleri boyalı fişeklerle attırarak ne doğa korunabilir,
ne de memleket sevilir. Hele hele sosyal demokratlık hiç
olmaz.
Gelelim işin özüne.
Plansız programsız başlanılan ve yine plansız programsız
sürüp giden Doğu Karadeniz Duble Yolu veya Sahil Yolu İyileştirilmesi
sahillerimizi, kıyılarımızı, koylarımızı acımasızca yok
etmeye, sahildeki yerleşim yerlerinin önünde sur gibi yükselmeye,
kara ile denizin arasına bir Kara Duvar gibi örülmeye devam
etmektedir.
Ankara’daki kapalı kapılar ardında Ege ve Akdeniz’deki
kıyı ve koyların korunması için Mastır Koruma Planı yapılırken,
Doğu Karadeniz kıyıları için Mastır Yıkım Planı hazırlanmaktadır.
İşin garibi bu yolun planları ve plan değişiklikleri ısrarla
halktan, sivil toplum kuruluşlarından saklanmaktadır.
Başlangıçta 2 geliş ve 2 gidiş olarak planlanan ve 20-30
yıl ömür biçilen (Karayolları Genel Müdürlüğü Karadeniz
Sahil Yolu Ön Etüdü Raporu 1993, sayfa 22, paragraf 5) bu
yol son bir kararla ve her ne hikmetse 3 gidiş ve 3 gelişe
dönüştürülmüştür. Özellikle şehir içi geçişlerindeki büyük
yıkımın ve tahribatın nedeni budur.
Sanki birileri doğayı yok etme pahasına yolu daha geniş
tutarak, şehirlerimizi denize hasret bırakarak, insan hayatını
hiçe sayarak, asrın ve mantığın çözümü olan Güney Geçişi’ni
ve Karadeniz Otoyolu’nu rafa kaldırmak istemektedir.
Giresun merkezi dâhil, uygun ilçelerimizde güneyden geçirilmeyen
ve 6 şeride çıkarılan yola “Evet” dememiz bu nedenle mümkün
değildir.
Piraziz artık denize hasrettir.
Bulancak’ın önüne 4 metre yüksekliğinde bir duvar örülmüştür.
Keşap, Yolağzı kıyıları, Ağcakum, Köstembil, Yelkenkaya
plajları tarihe karışmıştır.
Ünlü Espiye kumluğu ve ayağını bu eşsiz kıyıdan denize sokan
pide kokulu çamlı park yok edilmektedir. Espiye önlerindeki
incecik kumlarla binlerce yıldır sevişen deniz, buralara
doldurulan çirkin kayalarla artık dövüşmektedir.
Giresun kıyılarında sevginin yerini kavga almıştır.
Dozerler, kepçeler, dev kamyonlardan oluşan doğa ve sahil
düşmanları Giresun’un, Tirebolu’nun, Görele’nin, Çarşıbaşı’nın,
Eynesil’in kapısına dikilmiş, bugünlerde onaydan çıkacak
yeni planla Ankara’dan gelecek "Hücum" emrini beklemektedir.
Bu yol 20. yüzyılın en büyük doğa katliamı olarak tarihteki
yerini almıştır.
Elbette hiç kimse yola karşı değildir. Ancak doğa, şekli
ve bedeli ne olursa olsun mutlaka korunmalıdır.
Çünkü yok edilen kıyılar değil, geleceğimizdir.
Çünkü Eynesil, çünkü Giresun sahili ile güzeldir.
Eynesil’deki tepkinin nedeni budur.
Bravo Eynesillilere, bravo doğa dostlarına.
Şimdilik kalın sağlıcakla…
-------------------------------------------
Eylül-2001
|