|
Tayfun Talipoğlu’nun beğenilen programı Buradan Bakınca
isimli canlı yayın 30 Kasım gecesi Giresun’dan yapıldı.
Giresun ve Ordu’nun ortak dertleri ayrılan kısa süre içinde
dile getirilmeye çalışıldı. Sadece Türkiye değil, NTV yayınlarının
ulaştığı dünyanın dört bir köşesindeki Türkler bile Giresunluların
dertlerine bir parçacık da olsa tanık oldular.
Ben programı, gurbetteki yeni mekânım Gebze Mutlukent’deki
evimde aile efradı ve Giresunlu bir aile dostum ile birlikte
izledim. Gurbette Giresun’u duymak bir başka keyif veriyor.
Bu nedenle programı, katılanların nefes alışlarına, dakika
başı konulan reklâmlarına kadar can kulağı ile dinledim.
Konu döndü dolaştı Doğu Karadeniz sahillerini yok eden,
kara ile denizin arasına bir KARA DUVAR gibi örülen Duble
Sahil Yolu’na, yani beni yıllardır yiyip bitiren, hakkında
sayısız yazı yazdığım, sürekli karşı çıktığım konuya geldi.
Konuyu Giresun Belediye Başkanı Mehmet Işık sitemkâr
bir dille izah etti.
Anlattıklarından anladığımıza göre bu yol Giresun sahilini
tamamen bitiriyormuş (!)
Plaj diye bir şey kalmıyormuş. Giresunlu denize hasret
bırakılacakmış (!)
Transit yol sürekli kazalara, ölümlere, sakatlanmalara
yol açacakmış (!)
Projeye göre deniz ile yolun arasında yeşil alan sayılacak
bir metrelik bir yer bile bırakılmamış (!)
Bu yolun, bu şekliyle Giresun’un içinden geçirilmesi
resmen cinayetmiş. Yol Samsun, Ordu, Trabzon’da olduğu gibi
şehrin dışından, yani şehrin güneyinden de geçirilebilirmiş
(!)
Buyur buradan yak.
Sayın başkanın söylediklerini bizler tam 10 yıldan beri
dilimizin döndüğünce anlatmaya çalışıyoruz.
Elinizdeki bu dergi belgesel tanığımdır. Hep şunları
söylemiş ve yazmıştım:
Şehirlerarası transit yolları yerleşim yerlerinin içinden
geçirmek çağdışı bir uygulamadır. Avrupa’da bırakınız yolu
şehir dışına atmayı, transit yollardan geçen vasıtaların
çıkardığı gürültüyü yok etmek için yol kenarlarına yeşil
örtülerle kaplı beton perdeler inşa edilmeye başlanmıştır.
Karadeniz’e yapılan yolun ömrü 35-40 yıllıktır.
Doğu Karadeniz’in çehresini değiştirecek bu yola karşı
çıkmamız mümkün değildir. Ancak Samsun’da, Ordu’da, Trabzon’da
yol şehir dışından geçirilirken, Giresunlu “Resmen Enayi”
yerine konulmaktadır.
Bedeli ne olursa olsun insan hayatı ve doğa hiçe sayılmamalıdır.
Çağdaş, mantıklı ve ileriye dönük tek çözüm güney geçişidir.
Bizim samimi isteklerimiz, bu yolun rantını paylaşmak
isteyen siyasilerin isterik naraları arasında kaybolup gitti.
Bize sadece “Başka işiniz yok mu yahu” dediler.
Öyle ki şimdi felaket tellallığı yapan siyasilerin hiçbiri
çevrecilerin 25 Temmuz 2001’de Eynesil’de yaptığı “Sahili
Yok Eden Yola Hayır” mitinginde görünmek nezaketini bile
göstermemişlerdi.
Ve işin daha acısı ve daha kötüsü Giresun’u bitiren bu
çirkin yolun temelini, 1994 yılındaki yerel seçimlere 2-3
ay kala Giresun Belediye Başkanı; yani NTV’de yolun son
durumundan dert yanan Mehmet Işık attırmıştı. Hem de boyalı
fişeklerle, hem de boyalı balonlarla.
Aynı tarihlerde Ordu Belediye Başkanı Orduluların önüne
düşüp “Ordu’nun içinden geçirilecek transit yolu istemiyoruz”
mitingi düzenlerken, o günlerde de belediye başkanı olan
Sayın Işık, Bayındırlık Bakanı Onur Kumbaracı ile birlikte
Gemiler Çekeği’nde davullu-zurnalı bu çirkin ve projesiz
yolun temelini atıyor, Giresun’un geleceğini kirletiyorlardı.
O günden beri yolun şehir içinden geçmesinin hatalı olacağına
dair Sayın Işık’ın ağzından tek söz duymamıştım.
Transit yolun Giresun’un içinden geçirilişinden herkes
şikâyet edebilir, herkes bu yanlış kararı alanlara hesap
sorabilir, küfür edebilir.
Yalnız bir kişi hariç…
O kişi de; yolun şehir içinden geçirilmemesi için zamanında
hiçbir gayret göstermeyen, hatta 3-5 oy uğruna yolun şehir
içinden geçmesine çanak tutan, o günün ve bu günün Belediye
Başkanı Mehmet Işık’tır.
Sayın Işık’ı NTV’de dinlerken kan beynime hücum etti.
Transit Yol konusunda “enayi” yerine konulan Giresunlu
geçmişi unutacak Kadar da “saf” değildir.
Şimdilik kalın sağlıcakla…
-------------------------------------------
Aralık-2001
|