|
12 Ekim tarihinde aldığım bir ölüm haberi üzerine
tarifi imkânsız üzüntüye boğuldum. Canımdan bir can,
benden sanki bir şeyler koptu gitti cennet denilen o
güzel âleme. Yaklaşık 1 yıl önce Hakk'ın rahmetine
uğurladığım değerli babamın ardından şimdide babam kadar
sevdiği bir büyüğümün aynı amansız hastalığa kurban
vermenin üzüntüsünü anlatmaya kelimeler bulamıyorum.
Amansız ve ansız gitti şaşkın ve üzgün bakışlarımız
arasında. Mustafa Dağ'ı gazeteciliğe başladığımın ilk
yıllarından beri tanımaktayım. 27 yıllık kader
arkadaşım, ağabeyim. Allah uzun ömürler versin üstat
Hasan Öğütçü'nün teşviki ile başladığım gazetecilik
yaşamımda ustamdı diyebilirim onun için.
FİSKOBİRLİK'te görev yaptığı yıllarda hemen hemen her
gün uğrardım yanına. O zamanlar Anadolu Ajansı'nın
Giresun muhabiri idi. Yanından fotoğraf makinesini hiç
eksik etmezdi. Bize de her zaman salık ederdi; 'Fotoğraf
makinesi gazetecinin kalemle birlikte silahıdır. Hiçbir
zaman yanından ayırmamalıdır'...
...Ve yıllar sonra aynı hastalıktan ahirete intikal
eden Giresun'un cefakâr ve vefakâr Belediye Başkanı
Mehmet Larçın'ın; 'Gel çok sevdiğin Giresun'a hangi
hizmeti yapmak istiyorsan yap. İşte sana fırsat' diyerek
belediyeye davet ettiği gün sanırım Dünyanın en mutlu
insanı olmuştur.
Yılmadan, usanmadan Giresun için projeler üretti.
Nasıl Giresun'u kültür ve turizm kenti yapabiliriz,
cazibesini artırabiliriz diye uğraştı durdu. Onca
zorluklara ve engellemelere rağmen kısmen de olsa
başardı da.
12 Eylül'ün yasaklı ve zor günlerinde arkadaşları ile
milli kahraman Topal Osman Ağa için anma törenleri
düzenledi. Giresun Gazeteciler Derneği ve Giresun Turizm
Tanıtma Derneği'nin kurucu üyeleri arasında bulundu.
Aksu Kültür ve Sanat Festivaline ciddiyet kazandırarak
öncülük etmişti. Karadeniz'in beklide Türkiye'nin
düzenli ilk yayla festivalini (Kümbet) düzenleyerek
çığır açmıştı adeta.
2000 yılında Giresun Işık Gazetesi yayınına
başladığında kurucu yazarlarımız arasında görüş ve
önerilerini yıllarca Giresunlularla paylaştı. O yazdıkça
bizler dersimizi almaya devam ediyorduk.
Bir gün Ordu'dan Trabzon'a kadar Karadeniz sahil yolu
incelemesinde ondan işittiklerim adeta beni kahretti.
Kendide kahroldu.
Belli ki yaşanan bu doğa katliamını görmek
istemiyordu artık. Görmeyince gözleri hayalinde
yaşattığı Giresun özlemi ile dolu dolu yaşamak
istiyordu. Olmamıştı. Bu defa mağlup olmuştu. Önce
gözünden başladığı rahatsızlığı acaba o çirkinlikleri
görünce mi başlamıştı acaba?!
Kim bilir? bir gün gazetenin idarehanesine
girdiğinde; birinde tarihi Giresun evlerinin
fotoğrafları, diğerinde ise tanınmış Giresun simaları
albümü bulunan poşetleri uzattı. Giresun evleri
fotoğraflarını Mimarlar Odasına, tanınmış Giresun
simalarını ise bendenize hibe ediyordu.
Ahh! benim deli kafam. O deliliği yaptığında bu işin
içinde bir iş olduğunu anlamalıydım.
Olmadı!
Mustafa Dağ; gazeteci, çevreci, doğacı... Giresun
aşığı, insanı sever, hayvanları korurdu. Sevenleri
kahroldu adeta...
Karadeniz'den, Giresun'dan bir yıldız kaydı cennete.
Ruhun şad, mekânın cennet olsun. Seni çok özleyeceğiz,
altın yürekli insan.
-------------------------------------------------------------------------
Kaynak: www.giresungazete.net (03.12.2007)
|