|
Gerek Türk edebiyatında, gerek Türk halk ve
Türk sanat müziğinde ve gerekse Türk sosyal yaşamında
dağ, çok önemli bir yer kaplar. Bazen kızar sitem
ederiz, bazen boynumuzu büker yalvarırız. Bazen de
çıkarız tepelerine sarmaş dolaş oluruz.
Giresun'un da dağları vardır, yüceleri dumanlı.
Karadeniz'e selam durur başı karlı,efkarlı...
Giresun'un başka bir DAĞ’ı vardı, bambaşkaydı.
Anlatılması zordu. Zor bir adamdı.
Anlaması kolaydı, anlaşılır bir adamdı.
Rahmetli Mustafa DAĞ’I Giresun Dergisi yazı ailesinin
bir ferdi olarak yıllar önce tanıdım. Dalgalı saçlı,
gülen gözlü, gamzeli yanaklı bir ağabey olarak, şahsen
benim hürmet ettiğim bir şahsiyet olan Mustafa DAĞ’ın
esas takdir edilecek yanı; Giresun aşığı olması, Giresun
için projeler üretmesi ve bu projelerin hayata
geçirilmesi için canla başla mücadele etmesiydi.
Belki seni anlayan pek az oldu üstadım,
Ardından ağıtlar düzen çok olduğu gibi,
Düşündüklerine yaklaşsalardı adım adım,
Mutlaka görünürdü o kör kuyunun dibi.
Büyük bir çevreciydi. Oluşturduğu ekibi ile Giresun
dağlarını, yaylalarını, vadilerini sırtlarında çantaları
ellerinde değnekleri ile Cumartesi günleri gezerler,
kamp kurarlardı. Amaç tabii ki spordu ama rahmetli
Mustafa ağabeyin vermek istediği mesaj Giresun'un
değerlerini turizme kazandırmaktı.
Giresun Dergisi'nde birlikte hizmet verdik yıllarca.
Giresun'un kanayan yaralarına merhem olmak gerektiğini
anlattık durduk dergideki köşelerimizde. Hatta bir ara
(98-99 yıllarıydı), dergideki bir köşe yazımda bir süre
Giresun konulu yazı yazmayacağımı belirtmiştim.
Dergideki bu yazımı okur okumaz, beni telefonla
arayarak, "Yılmak yok, mücadeleye devam. Yazmaya devam.
Hele Mehmet İpek'in böyle bir hakkı hiç yok." demişti.
Hiç unutmam, o telefon beni oldukça utandırmıştı.
Utandırdığı kadarda sevindirmişti. Zira Mustafa DAĞ gibi
bir ağabeyimizden sitem işitmek bahtiyarlığına
erişmiştim.
Son yıllarını Antalya'da geçiriyordu.
Ancak, bir kulağı Giresun'daydı.
Giresun'a, Giresunlu'ya Giresun'dakilerden çok
yakındı.
Hasta olmuştu. O meret hastalık O'nu can evinden
vurmuştu. Ama direniyordu. Umurunda değildi hastalık.
Umurunda olan Giresun sahil yolu geçişi, Giresun
yaylalarının turizme hazırlanması ve hele hele Giresun'a
bir kültür park kazandırılmasıydı.
Gözün açık gittin yalan dünyadan, Giresun sevdası ile
yanan yüreğinle. Yerinde rahat uyu Mustafa DAG Gurur
duyuyor arkadaşların seninle.
Mekânın Cennet, ruhun şâd olsun.
-------------------------------------------------------------------------
Kaynak: Giresun Dergisi (Yıl:21 Sayı:237 Ekim 2007) |