Ana Sayfa | Hayatı | Yazıları | Anılar | Basından | Foto Galeri | Videolar | Ziyaretçi Defteri
Nihat ÖZTÜRK
Dağ Gibi Adamdı!

Giresun'la ilgili bir yazının altında O'nun imzasını gördüğümde, Giresun'la ilgili muhteşem bir fotoğrafın altında O'nun adını gördüğümde O'nun gibi Giresun yazıları yazmayı, O'nun gibi Giresun fotoğrafları çekmeyi hayal ederdim.

Hiç olacak şey miydi? Dedim ya benimkisi bir hayaldi.

Dergimizin ilk çıktığı yıllarda hazırlanan Osman Ağa özel sayısında O'nun emeği çoktu.

TRT Televizyonu'nda fındıkla ilgili bir programa çıktığı için başına gelenleri yerel gazetelerden okuduğumda O'nu henüz tanımamıştım.

Henüz yüz yüze tanışmadığım bir insanla sırf yazılarıyla, sırf çektiği fotoğraflarıyla bu kadar ilgilenmek nedendi?

O yazılarda, o fotoğraflarda bir Mustafa Dağ büyüsü olduğundan olmalı...

Zaman içinde bize de Giresun Dergisi'nde yazı yazmak nasip oldu ve Mustafa Dağ'la tanışmak, dost olmak, aynı ortamda ve aynı fotoğraf karesinde yer almak ve daha da önemlisi Giresun için aynı kaygıları paylaşmak kısmet oldu.

Her defasında mahcubiyet duyduğum, acaba hak etmiş miyim? diye sormadan geçemediğim övgüleriyle cesaret bulduğum konuşmalarımız oldu.

Birkaç yıl önce Sis Dağı'na fotoğraf çekmeye geldiğinde hasretle kucaklaşıp geçen yıl Afyon'da Giresun Şehitliği'nde yapılan törenleri birlikte izlemiştik. Ne kadar hayat doluydu...

Daha sonra hastalandığını öğrendiğimde inanamamıştım.

Daha açıkçası yakıştıramamıştım. Mustafa Dağ ve o hastalık hiç yan yana, hiç iç içe olabilir miydi?

Telefonla arayıp geçmiş olsun dediğimde o her zamanki hayat dolu konuşmasıyla "Geçti bile..." demişti. "Araba bile kullanıyorum" diye umut üstüne umut koymuştu.

Hastalığı yenmişse Giresun'a dönecek, yine eski günlerde olduğu gibi bir bardak çay içme bahanesiyle kim bilir Giresun'a dair neler konuşacaktık?

Bekleyişimiz bu yöndeydi. Ama olmadı. Bazen olmuyor işte...



Bazen bazı şeyleri yarım bırakarak veda ediyor insan sevdiklerine... En çok da umudu... Umudun yarım kalması başka şeylerin yarım kalmasına benzemiyor.

Yaşarken değerini takdir edemediğimiz insanların ardından bir şeyler yazmak, ona övgüler düzmek ne zor bir görevmiş... En kolayı ve en doğrusu O'nun yazdıklarıyla dikkat çektiği eksiklikleri tamamlamak olmalı. Yazılarını tekrar tekrar okuyup verdiği mesajların ardına düşmek olmalı... Gerisi yüreğimizde kabaran bir acı...

Bazen diyorum ki; İnsanlar kendilerine ayrılan yaşama süresini dolu dolu yaşamışsa, topluma ve insanlığa yararlı işlerle bu süreyi değerlendirmişse hayatın kısa olduğundan yakınmak ne kadar doğru? Topluma verdiklerimizle yaşamıyor muyuz?

Önemli olan bu süreyi doya doya ve eksiksiz yaşamak değil mi?

Bunu da Mustafa Dağın yaptığını düşünüyoruz. Dağ gibi adamdı kısaca...

Her zaman rahmet ve saygıyla anacağız.

-------------------------------------------------------------------------

Kaynak: Giresun Dergisi (Yıl:21 Sayı:237 Ekim 2007)

Ana Sayfa | Hayatı | Yazıları | Anılar | Basından | Foto Galeri | Videolar | Ziyaretçi Defteri
Copyright © 2008 www.mustafadag.net - Tüm hakları saklıdır.
Bu sitedeki tüm materyaller kaynak gösterilerek kullanılabilir.