Ana Sayfa | Hayatı | Yazıları | Anılar | Basından | Foto Galeri | Videolar | Ziyaretçi Defteri
İsmail Cem FERİDUNOĞLU
Bizim Ama Farklı

Bazı insanlar vardır... Onları anlatmaya nereden başlayacağınızı veya onları tanımlamaya hangi yönünü öne çıkararak yapmanız, gerektiğini bilemezsiniz. İşte sevgili Mustafa ağabeyimizde çok yönlü kişiliğiyle bu tanımlamaya fazlasıyla uyan bir yapıdaydı.

Osman Ağa Anma Törenlerini başlatan ve yıllarca organizesini üstlenen Giresun Tarihinin, Osman Ağa ve Giresun Uşakları'nın yılmaz savunucusu Mustafa Dağ mı? Yoksa doğaya, tabiata, doğallığa kendini bırakmış, bir nevi "organik" bir Mustafa Dağ mı? Yoksa ilkokul arkadaşım sevgili Emrah'ın babası aile reisi Mustafa Dağ mı?

Henüz ilkokul yıllarında tanıdım Mustafa Dağ'ı. "Kurumsal İletişim" sözcüğünün henüz sözcüklerimize girmediği yıllarda, Giresunspor adına kurumsal bir yayını, bir dergiyi hazırlıyordu. İlkokul çağındaki bizleri dahi heyecanlandıran çıktı, çıkacak diye kendini bekleten bir dergi. Dönem 701i yılların ikinci yarısı ve üç büyüklerin dahi kendine ait kurumsal dergilerinin olmadığı bir ortam.

Sonraki yıllarda hep iletişimimiz sürdü. İstanbul İletişim Fakültesi'nde öğrenciliğim döneminde aldığım gazetecilik ile ilgili ödüle ait gazete kupürünü okuduğunda işyerimizi heyecanla arayarak "Cem, tebrik ederim, ülke çapında bir ödül almışsın" diyerek kutlarken ki alçak gönüllüğü, içtenliği hep güzel anılar olarak kalacak bizlerde.

Anılarla biraz daha bugünlere yaklaşırsak, beni 2006 yılında geleneksel olarak Afyon "Giresunlular Şehitliği"nde düzenlenen törenin arifesinde aradı. Antalya Giresunlular Derneği olarak bir otobüs dolusu hemşerimizin törene katılmayı arzuladığını belirterek benden program detaylarını istedi. Ve bu seyahatte Ankara-Afyon arasını benim otomobilim ile birlikte seyahat ederek geçirdik. Onunla konuşurken kendimi sanki 30'lu yaşların başında bir insanla konuşuyor gibi hissettim. Giresun, Giresun Tarihi ve Giresun'un doğal güzellikleri üzerine yoğunlaşan sohbette her biri ince düşünülüp, detaylandırılmış, hayata geçirilmeyi bekleyen proje ve fikirlerini dinleme fırsatı buldum. Yapacağı, yapmayı arzuladığı ve planladığı o kadar çok şey vardı ki... Benim için tam bir beyin fırtınası olmuştu. Afyon'a bu güzel sohbet eşliğinde ulaştık.

Afyon'da iki gün boyunca elinden hiç düşürmediği kamerasıyla, her enstantaneyi yakalamaya çalışan haliyle, iletişim fakültesi mezunu genç bir muhabirin heyecanını, coşkusunu okudum, yüzünden. Haberi fotoğraflayıp, yazdıktan sonra Giresun Mahalli Basınındaki arkadaşlarına geçerken, nasıl bir sayfa düzeni olmasını istediğini yine aynı tevazu ve sabır ile anlatması, onun, detaycı ve olacaksa en iyisi olsun yaklaşımının bir göstergesiydi.

Ama o da ne? Afyon dönüşü henüz kısa bir zaman geçmişti ki o kötü haber duyuldu. Mustafa Dağ'ı sonucunu bildiğimiz ama ona hiç konduramayacağımız, o kötü hastalık yakalamıştı. Nasıl olur? Bu kadar plan, proje ve hayatla ilgili yapmak istedikleri olan bir insanı bulur bu kötü hastalık diyerek oğlu sevgili ilkokul arkadaşım Emrah'ı aradım. Kötü haber doğruydu maalesef.

O hasta haliyle benden Antalya'da Mayıs / 2007 de yapmayı planladığı Giresun gecesi için materyaller istedi. "Cem, geceyi Mayıs Ayının son haftasında yapacağım. Önüne veya arkasına bir tatil programı yap da, eşinle birlikte gecemize katıl" diyerek beni de ısrarla davet etti.

O heyecanını hiç yitirmedi. Hastalığı, hasta olmayı kendine hiç yakıştıramadı. Organize ettiği geceye katılamadım. Belki bu Mustafa Dağ imzalı son organizasyondu. Sanırım sağlık problemleri nedeniyle kendiside katılamadı. Ama Temmuz 2007'de Antalya'da olmama rağmen hep Afyon'da bir yıl önceki sağlıklı, neşeli haliyle onu hatırlamak adına, bir nevi veda olacağını düşündüğüm için, çok istememe rağmen, ziyaretine gidemedim. Beni bir şeyler engelledi.

Mustafa ağabeyi, hep toplumun içinde ama toplumun genelinden farklı söylemi olan bir insan olarak tanıdım. O hep ilklerin adamıydı ilk Osman Ağa Anma Törenleri'nin organizasyonu, Giresunspor ile ilgili ilk kurumsal derginin çıkartılması gibi.

O kendi doğru bildiği konularda taraftı. Taraf olmayan bertaraf olur sözüne sonuna kadar inananlardandı. Toplumun doğru bildiklerini, kendine ters gelen noktaları, örgütlü bir yapıda, bir araya gelerek seslendirmesinden yanaydı. Birlikten, beraberlikten güç doğacağına inanırdı. Bu manada bir eylem adamıydı.

Farklılıklarınla, ortaya koyduğun düşünce ve eylemlerinle toplumda yarattığı farkındalıklarla hep ayrı bir yerin oldu sevgili Mustafa abiciğim.

Unutma ki bu hep öyle kalacak. Senin tabirinle "Heykelsiz Kuva-i Milliyeci "lerin torunları, biz, Giresunlular seni hep hatırlayacağız.

-------------------------------------------------------------------------

Kaynak: Giresun Dergisi (Yıl:21 Sayı:237 Ekim 2007)

Ana Sayfa | Hayatı | Yazıları | Anılar | Basından | Foto Galeri | Videolar | Ziyaretçi Defteri
Copyright © 2008 www.mustafadag.net - Tüm hakları saklıdır.
Bu sitedeki tüm materyaller kaynak gösterilerek kullanılabilir.